Nar Çiçeğini Görünce Ben

Nar çiçeğini görünce ben
Gökyüzünde olurum anne.
Nar çiçeğini görünce ben
Yeryüzü olurum anne!..


İSMAİL KARAKURT

YANKI
PÖRÇÜK BİLGİ
İLETİŞİM
ismailkarakurt@gmail.com
YENİ YAZILAR
LİNKLER
MÜZİK




....
ŞİMDİ
İstanbul'dayım!..
İÇ ODA
Scrivi ciò che vuoi
SAAT
SON YORUMLAR
    logItemCommentlogItemCommentBlogItemCommenger>
membri
<$BlogMembers$>
FOTOĞRAF
<$BlogRecentPhotos$>
bottoni
<$BlogButtons$>
<$BlogFeeds$>
SON YORUMLAR
Varie
Adesivi
Adesivi

Müzik
Kontör
DEFTER
Destek

@ Mecazz & Blogger

<$BlogItemTitle$Aşk Olsun ya da "Mahrem Mecazlar"*lass="text"><$BlogItemBody$>
"Sen yoğ isen
Aşk olmaz.
Ben ki tüterim âşikâr bir ağuda
Zehirli gömleğini giydiğim
Seni sevmek, kaç kez ölmektir?
Yüzyıllardır bir çığ altında."

Güne böyle başlamak! Bir dostla, bir dos­tun kalbimi götüren dizeleriyle. Belleğimdeki hatıralar atlasına "karlı günlerin ışıltısıyla" dokunan bu sesin arkasında, sıcak, zarif ve 'hışırtılı' bir kalp var... 'Yayla çiçekleri'nin dilini çözüyor, kerametle... Gönlü engin bir sevgi duasıyla 'esrik'; 'şakayık'tan güllere, 'üveyik' kanatlarından 'küheylan' yelelerine aşkı meşk eden bir 'bozkır dervişi'... İçinde durmayıp taşan semavî bir coşku, mevsim­lerin şahı 'nisan'lara 'can suyu' veriyor. Daha doğrusu, her gün ruhumuzu karartan modern hayat endişelerimize o biricik 'sabâ' vezniyle yani aşkla huzuru getiriyor... Ah! O nazenin şiir. Ve şiire kendini adamış, dil burcunda süzülen bir anka... Geliyor ve dünyamıza aşkı, aşkın sahifelerini bırakıyor. Gezdiği, gördüğü, dokunduğu yere bir 'sürme' çekiyor. Aşkın sürmesini. Çiçeklerle sözcüklerin, çiğ tanesiyle erguvanların mahbûb 'delimeşk'lerini anlatıy­or.
İçimizde köpürüp çağlayan o asûde ırmağın sesini, yani o gönül ateşinin ilâhîlerle taşan ve âyine dönüşen 'canhû'larını, bir 'yürek kipi'yle, bir 'nisan yağmuru'yla ya da bir rüya içtenliğiyle gönül eşiğimizden duyu­ruyor bize.
Sesi ne kadar derin, damarı ne kadar köklü. Şair ki, ne çekiyorsa 'sevgi'den çekiyor.

"Aşk olsun efendim
Dinmeyen bir şey var içimde
Can dökerim ışığının fitiline
Güllerine can suyu
Gönlüm ki, yanında semâzen şelâle
Uzağında devrik sah
Ah! Bütün dağlar sakayık-Şirin
Külüngünle var isen, aşk olsun!"

Hayatın çalkantısından odlara çeken insanı, bu nasıl bir aşk? Bu yürüyen bakışlar nasıl bir şey? Bu 'gülümseme' şiirden mi, şiirin aşkı tutuşturan fitilinden mi? En iyisini şair bilir, en muhkemini o söyler. O susarsa 'dağ kekik­leri' küskün, o susarsa güller kan, gönül yara olur.

"Ah
Işık sürmesi, ah biricik sevgili
Sabah ediyor beni inceliğiniz
Dilimin sahifelerinden
Aşk ederim ben de, aşk olsun!"

Aşk olsun dostum; aşk olsun, İsmail Karakurt.
Seni okumayan gönülde boşluk, seni duy­mayan kalpler yetim. Tebrik ederim, teşekkür ederim. Beni gönendiren şiirine AŞK OLSUN!

Mehmet S. Fidancı

(*) Mahrem Mecazlar (şiir) İsmail Karakurt, Hece Yayınlan, Ank. Tel: 0. 3124196913
( Muhalif, 18-25 Mart 2000 / Sayı: 9 )
ss="data"> <$BlogItemAuthorMecazzogItemDateTi22:33:00rildi. | Permalink |
<$BlogItemControgItemPermalhttp://simurgan.blogspot.com/2005/11/ak-olsun-ya-da-mahrem-mecazlar.htmlnk">Devamı | Kategori:

<$BlogItemCommen0

<$BlogItemCreateYorum GönderRL$>"> ~ http://simurgan.blogspot.com/ dön