|
<$Simurga>
| |||||||||||||
|
YANKI
PÖRÇÜK BİLGİ
İLETİŞİM
YENİ YAZILAR
LİNKLER
MÜZİK
....
ŞİMDİ
İÇ ODA
Scrivi ciò che vuoi
SAAT
SON YORUMLAR
membri
<$BlogMembers$>
FOTOĞRAF
bottoni
<$BlogFeeds$> SON YORUMLAR
Varie
Adesivi
Adesivi
![]() Müzik
Kontör
DEFTER
Destek
@ Mecazz & Blogger |
<$BlogItemTitle$Çürüme Derslerilass="text"><$BlogItemBody$>
Her şey çürüyor. Çıt yok.Tabiata ya da zihninin kıvrımları (derinlikleri, karanlığı) arasında keşfe çıkan şair de. ? Bilmem, unutmanın kefareti mi? KAÇ MEVSİM devam edecek bu çürüme? Geldi geçti bahar Bahar dediğin deli çiçek.. Yaz dediğin elma kokusu, sarı ekin, harman.. Güz dediğin yığın yığın yaprak.. Kış kaldı bir. Gecenin bahçesi kar ışıltısı. Kar sesi. Kar kokusu. Karlı her şey.. Her şey çürüyor! At, rüzgârdan ürken yaprak gibi, Rüzgâr, ölümü eskitemiyor.. Ölüm "çürümek için gidiyor uzaklara" Her şey çürüyor! Duvarlar, balkonlar, pencereler? Çocukluk bisikletinin pedallarını döndüren ayaklar da çürüyor. Anladım, keder siyah bir çürüme, tükeniş de öyle. "Kule"den Yeats'le sesleniyorum: "Artık sağaltacağım ruhumu Araştırmalara girişip Bilimsel bir kurumda. Ta ki bedenin çöküşü Kanın yavaş yavaş pıhtılaşması, Bilincimizin hırçın yitişi, Şu rezil çürüyüşümüz, Başımıza gelen belalar, (Dostlarımızın ölümü Ya da her parlak gözün ölümü Soluğun bir an kesilmesi.) Görünsün gökteki bulutlar gibi?" ss="data">
<$BlogItemAuthorMecazzogItemDateTi11:49:00rildi. |
Permalink | <$BlogItemControgItemPermalhttp://simurgan.blogspot.com/2005/11/rme-dersleri.htmlnk">Devamı | Kategori: <$BlogItemCommen0
|
||||||||||||